top of page

Hikayemiz

     Orijin, 2015 yılında bir kadının cesareti, hayalleri ve hayatın getirdiği zorunluluklarla doğdu. Kadın girişimci Hülya Çıtak, hayatı boyunca üretimle iç içe olmuştu. Uzun yıllar eşiyle birlikte kendi işleri olan kalıp uzmanlığı alanında çalıştı; burada da üretim ve tasarımın merkezinde yer aldı. Üretimden kopmadığı bu yıllar, ona emek ve disiplinin değerini öğretti. Aynı zamanda yemek kültürüne duyduğu ilgiyi de İstanbul’da açtıkları restoranla deneyime dönüştürdü.

     Ancak eşinin tedavi süreci, hem hayat düzenlerini değiştirdi hem de üretimi sürdürme ihtiyacını daha da görünür kıldı. Aslen Antakya doğumlu, fakat Trakya’ya gelin olarak gelen Hülya Hanım, iki farklı kültürü birleştirerek Hayrabolu’da ilk üretimlerini gerçekleştirdi. Bu adım, bir kadının hayaliyle, hedefleriyle ve biraz da zorunluluğuyla başlayan; ama zamanla birçok kadının hayatına dokunan bir girişime dönüştü. Yalnızca yöresel lezzetleri canlandırmakla kalmadı; aynı zamanda bölgede yaşayan kadınların üretimde yer alarak güçlenmelerine de vesile oldu.

     Bu yolculuğa daha sonra ailesi de katıldı. Selin Çıtak, İstanbul’da akademisyen olarak sürdürdüğü yaşamını geride bırakarak Orijin’in geleceği için aktif rol üstlendi. Bugün hem çeşitli projeler yürüten hem de şirketin genel müdürlüğünü yapan Selin, bu yapının büyümesinde en önemli destekçilerden biri oldu.

     Bugün Orijin, kadın emeğini merkezine almış bir marka olarak, yalnızca yerel üretimin değil, kadın dayanışmasının ve gücünün simgesi olmayı hedefliyor. %90’ı kadınlardan oluşan ekibiyle, Trakya’nın bereketini Türkiye’nin dört bir yanına taşıyor.

Yerel üretime daha yakın olabilmek için tesisimizi Karababa Köyü’ne taşıdık. Burada, 5 dönümlük arazi üzerine kurulu tesisimizin 1.200 m²’lik kapalı alanında tamamen doğal sebze ve meyvelerle üretim yapıyoruz. Karbon ayak izimizi en aza indirmek için yerel kaynaklara öncelik veriyor, her yıl düzenli denetimlerden geçerek doğallık ve güvenilirlik ilkemizi koruyoruz.

     2025 yılı itibarıyla Orijin, 10. yılını kutluyor. Bu on yıl, bir kadının güçlü adımıyla başlayan yolculuğun; emeğin, dayanışmanın ve Trakya’nın bereketinin Türkiye’nin dört bir yanına ulaşmasının öyküsüdür.

19.jpg
bottom of page